IMG_0495

Doğan Cüceloğlu’nun “Geliştiren Anne-Baba” Kitabı Üzerine

 

 

Yıllardır kitap seçerken Doğan Cüceloğlu’na karşı önyargılarım vardı. Fakat önyargılarımın şahsiyetiyle ilgili olmadığını söylemem gerekir. Üstün Dökmen, Doğan Cüceloğlu gibi psikoloji ve gelişim süreçleriyle ilgili kitaplardan uzak durmuşumdur. Hep nedense içi boş gelmiştir. Fakat Doğan Cüceloğlu’nun tesadüfen bir videosuna denk geldim ve en son çıkardığı kitabı kesinlikle almam gerekiyor, tanımam lazım ve söylediklerini bilmem lazım dedim.

Üstelik bir yazar olarak, ne kadar geç kaldığımı fark ettim. Geliştiren Anne-Baba kitabının siparişini verdim. Bu kitapla beraber 12 kitap siparişi vermiştim. İlk önce uzun zamandır beklediğim bir kitabı bitirdim ve ardından hemen Doğan Cüceloğlu’nun kitabına başladım.

Geliştiren Anne-Baba kitabı toplam 5 bölümden oluşmaktadır.

-Kucağımda Tuttuğum Bu Çocuk Özünde Nasıl Biri?

-Niyetim Ne? Çocuğumdan Beklentilerimin Farkında Mıyım?

-Anne-Baba olarak ben kimim?

-Anne-Baba olarak Neleri Bilmeli, Nelerin Farkında Olmalıyım?

-Aile Toplantıları ve Ailede Yaşayan değerler

Olmak üzere önemli başlıklar altında küçük başlıklara bölerek içerikleri hazırlamıştı. İçeriğin bilimsel makale olması okurları sıkacağı için, daha konuşma dilinde yazmaya özen göstermişti. Yılların yazarı olarak, okurlarını tanımanın avantajı göze çarpıyor.

Yazar aslında burada, bu kitabı eline alan kişilerin araştırmacı ve öğrenmeye açık tarafları olduğunu bildiği için, geliştirici anne-baba kategorisinde olduğunu, sadece eksikliklerini gidermek isteyenlerin kitabı olduğunu savunuyor.

Dünyaya gelen çocuğu hayatımda nerede ve nasıl gördüğünü algılamak için bir an durup düşünmek gerekiyor. Biz gerçekten olduğu gibi kabulleniyor muyuz? Çocuğumuz olmanın dışında birey olarak kabullenebiliyor muyuz? Bu gibi soruların cevaplarını alabileceğimiz bir kitap olduğundan şüpheniz olmasın. Fakat ben Doğan Cüceloğlu’nun yazdıklarından önemli gördüğüm yerleri biraz da olsa aktarmaya çalışacağım. Kendisi gibi olmayacağı için kesinlikle kitabı alıp okumanızı tavsiye ederim.

IMG_0496

Dünyaya gelen çocuk, ilk başta geldiğim yer güvenli mi diye etrafına bakar. Kendisini güvende hissedebileceği annenin kucağına verilir. Anne kucağında, gelecek yaşamında etrafında kendisine emek verebilecek insanlarla beraber olur. Evlat dünyaya getirmek, beraberinde sorumlulukları da getirir. Sorumlulukların ne kadar farkındayız? Çocuklar için ne kadar faydalı olunabilir araştırmak gerekiyor.

Niyet Sizin mi, yoksa kültür şablonunun mu? Başlıklı yazısında, “çocukla ilgili niyette saflığa ulaşmak”, en önemli anne-baba adımlarından birisidir. Niyetinde saflığa ulaşmış kişiler, “çocuğumun çocukluğunu doya doya yaşaması ve olabileceği en iyi insan olarak gelişmesi için elimden gelenin en iyisini yapacağım” der.

Üstelik şu soru hayli önem taşımaktadır. “Bireye özgü mü?” yoksa “bize özgü mü?” sorusu, çocuk yetiştirmenin en önemli noktalarından birisidir. Çünkü bence, eğer aileler kendisine benzer çocuklar yetiştirmek yerine, kendisine özgü ve birey olma yolunda kendi kararlarını alabilen çocuk olursa, çocuk tarafından başarı ve mutluluk kendiliğinden gelecektir.

Beklentilerimizi doğru belirlememiz gerekiyor. Önemli olan saygınlıksa sizin için, saygın olmak için toplum ne der sorusu yerine algılayıcı ve anlayıcı sorularla bireyi anlamayı tercih etmek gerekiyor. Kültürel alışkanlıklarımız kesinlikle toplum içerisinde önem teşkil etmektedir ama çocuğun mutluluğu kadar önemli değildir. Örneğin, misafir gelince “Gel içeri ve hoş geldin de” demektense, “biz misafire önem veren bir aileyiz, sen de bu ailenin ferdi olarak bizi tamamlamak ister misin?” demek daha doğru olacaktır.

Sencer Gültuna
Sencer Gültuna

İlerleyen günlerde çocuklarımızın neden yaptığını sakin sorularla algılamaya çalışmak, kızmaktan daha etkili sonuçlara yol açacaktır. Okulda kavga eden çocuğumuza, “evde sorarım sana” demektense, “bunu neden böyle yaptın?” gibi anlamaya çalışan yaklaşımlar önemlidir. Yazar bütün bu konulara ayrıntılı bir şekilde değinmiştir.

Üstelik Doğan Cüceloğlu’nun kariyeri boyunca, yaşadığı ve dinlediği tecrübeleri göz önünde bulundurursak, bilgi süzgecinden geçirilmiş başucu kitabı olarak kabullenilebileceğine eminim.

Çocuğunun başarılı olmasını isteyen aileler, onları notlarla ve tehditlerle değerlendirmek yerine, onun daha mutlu olabileceği şeylere nasıl yönlendirebileceğini araştırması gerekir. Çünkü anne-baba beklentileri tam olarak bilinmemektedir. Ben kimim? Biz kimiz? Sorularının cevaplarını bulmayan anne-babalar tam olarak ne istediklerini bilemezler. Bu yüzden konu ilerleyen bölümlerde, ailenin büyük resmini görüp-göremeyeceği ile alakalı konulara değiniyor. Çocuğumuz hakkında kaygılanıyor musunuz yoksa güven mi duyuyorsunuz.

Geçmişini anlamak, bugünü anlamak ve geleceği şekillendirmek…

Üstelik şu soruların cevabını aramak için fırsatınız var. Gelişmeye engel var mı? Gelişmenin bir bedeli var mı? Bugüne kadar hiç düşündünüz mü? Kendimi geliştirmek için ne yapmalıyım diye. Kendini geliştirmek yeterli olmuyor da. Kendinizi geliştirdikten sonra etkilerini görmeye başlamanız, sorumluluklarınızın artacağı anlamına geliyor. İşte burada devreye, gelişen insanın olgunluklarını biliyor musunuz?

Özetle, anne-baba neleri bilmeli? Evlilikte ve çocuk büyütmede kimlerin ne kadar sorumlulukları var. Bana göre annenin her zaman daha fazla sorumluluğu vardır. Fakat Doğan Cüceloğlu, annenin emzirmek dışındaki bütün görevleri paylaşılabilir. Çocuk büyütürken, geleneksel bazı algılardan uzak durmak gerekiyor. Eğitiminiz ve aile kararınız doğrultusunda beraber kararlar almalısınız. İşte bunu anlamak için, kitabın son bölümündeki aile içi eşlerin arasındaki ilişki gerçekten sağlıklı mı? Sohbet edip beraber kararlar alabiliyorlar mı?

Size bu kitabın içerisinde neleri arayıp, neleri bulabileceğinizi gösterdim. Kendi süzgecimden geçirdiğim ve özel bir yazı hazırlayıp kaleme alacağım. Bu yazıda sadece içeriğinde neler var demekten öteye gidemedim.

Doğan Cüceloğlu’na verdiği emeklerden dolayı teşekkür ediyorum. Kendisine özel bir teşekkür maili de göndereceğim. Her bir başlığın kendi içerisindeki konular üzerine uzun soluklu düşüneceğim. Kitabı mutlaka okumalısınız.

Belki de düşünüp, seslendiremediğiniz soru(n)ları, kitabı okurken kendinize itiraf eder üstünde düşünmeye başlarsınız.

“Bir toplum, çocuklarına duyduğu saygı kadar uygardır.”

 

Sencer Gültuna

21 Nisan 2017

anone-olsencer

 

Sencer Gültuna Kitap Tavsiye
Sencer Gültuna Kitap Tavsiye

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *