Android Geliştirme Üzerine Sunum

Yeni Şeyler Söylemek Lazım Cancağızım.

2016 yılının ardından artık yeni hayaller, yeni umutlar ve olumlu yöndeki temennilerle kendimizce bir metin oluşturmuştuk.

Ocak 2017’nin ilk saatlerinde 2016 yılını aratmayan terör saldırıları ile başladık ve canımız yandı, yüreklerimiz yandı. Öldürülenin nerede olduğu, ne yaptığının önemi yoktur. Ama insanlarımız sanki bölünmüşcesine tepkiler ortaya koydu. Bu bir ateştir, düştüğü yakar. Yarın sizi nerede yakalayacağını bilemezsiniz.

Karamsar tabloyu geride bırakarak, bu sene bu köşede bol bol yazmayı planlıyorum. Artık kendi sitemden devam edeceğim. Bugüne kadar çeşitli farklı isimlerdeki bloglarda ve internet gazetelerinde yazdım.

Kişisel bir sitede devam etmek istememin tek sebebi, yazdığım yerdeki diğer yazarlarla ortak bir kalıp içerisinde değerlendirilmemek ve onların hassasiyetlerini göz önünde bulundurmamaktır. Ülkemizin 2016 yılında yaşadığı üzücü durumlardan sonra daha da hassasiyet ile yaklaşır olduk. Çünkü kimin ne olduğunu bilmediğimiz bir hale geldik. İster istemez düşüncelerden dolayı, kim olduğunu asla bilemeyeceğimiz adamlarla anılmak istemeyiz.

Lakin bu şu anlama gelmez. Biz farklı bir yerlerde yazmayacağız diye bir kaide yok. Sadece yazdığımız platformların kimler tarafından yöneltildiğinden emin olduğumuz zaman, otokontrollerimiz o döneme dair ne diyorsa onu yapacağız. Yazdıklarım beni bağlar, gerisi beni ilgilendirmez.

“Sütten ağzı yanan” kıvamına geldiğimize göre neden böyle yaptık biraz bundan bahsedelim ve yıl içerisinde bu sitede neler olacak, neleri planladık onlara değinelim. Yaklaşık 15 sene önce şiirle başlayan yazı hayatım, yazdıklarımın şiir olmadığını fark etmem ile son buldu. Bu değerlendirmeyi sadece özeleştiri olarak yaptım.

Abdürrahim Karakoç gibi bir ismin belgeselini çekerken, gerçek şiir ve şairle tanışarak, kendimce kendime haddimi bildirdim. Şiir bana göre değil, iyi okuyan olursa dinlerim kimyasına göre şekillendim.

Roman yazma özgüvenine nereden ulaştıysam, 2014 yılında ilk romanı bitirdim ve piyasaya sürdüm. Ardından devamı geldi. Bu köşede, bu satırları yazdığım sırada basılı 3 romanım ve basılmayı bekleyen 3 roman ve 2 deneme kitabım daha var. Yani yazma işini sevdik ve kendimizce yazıyoruz. Geri dönüşlerimiz de fena sayılmaz.

2017 yılı hedeflerimize gelince…

  • Haftada 3 kez makale tadında değerlendirmeler yapacağım, yazılar yazacağım.
  • Okuduğum bütün kitapların tanıtım ve eleştirilerini yapacağım. Belki kamera önü özgüvenim gelirse, kamera karşısında da kitaplarla ilgili çekim yapabilirim. Henüz bu olgunlaşmış durumda değil.
  • Hali hazırda Ankara Hatırası isimli proje yapmaktayım. 2017 içerisinde de devam ettireceğim. TV mecrasına sürüklenmeden önce kendimce denemeler yapıyorum. Ankara’dan yolu geçmiş ve kendi alanında başarılı olmuş kişileri minik belgesel tadında çekiyorum. Birilerinin feyz almasını sağlayacak şekilde konumlandırıyorum. İsteyen herkes YouTube’da Ankara Hatırası yazarak, kanalıma abone olabilir ve takip edebilir.(Proje teknik imkânsızlıklar ve dar zamanlar arasında çıkmaktadır. Eleştirirken göz önünde bulundurmanızı rica ederim.).
  • Görsel olarak belgesel çalışmalarına devam edeceğim ama daha öncesinde belki yeni seri çekimler yapabilirim. Youtube serisi gibi.
  • Okuduğum kitapların yazarlarıyla tanışmaya devam edeceğim ve farklı bir bakış açısı düşündüğüm röportaj yazıları hazırlayacağım. Bunun sıklığı ayda 1 olabilir.
  • Uzun zamandır mesleki olarak bir program(yazılım projesi) hazırlığı içerisindeyim. Yazılımcı olarak yeni 2 farklı programlama dili konusunda kendimi geliştireceğim. Arzu ettiğim seviyeye gelebilirsem, programlama üzerine bir kaynak hazırlayacağım. Bu kaynağın oluşturulması sırasında bu adres üzerinden yazıları paylaşacağım.
  • Beni tanıyanlar bilir, gençlik dönemimde sürekli farklı şehirlere seyahat eder, fotoğraflar çekerdim. Uzun zamandır fotoğraf merakımdan uzaktayım. Fotoğraflar çekmeyi düşünüyorum.
  • En çok önemsediğim konulardan birisi de, “yeni insanlar keşfi” konusunda sizlerle paylaşım yapacağım. Kıyıda köşede kalmış, hak ettiği değeri yakalayamamış insanlarla tanışıyorum. Bu köşede onlara yer vereceğim. Belki okuyucu kitlemiz oluşur da, birilerine faydamız olur.
  • Paramız olursa, yeni ülkelere minik keşifler yapacağım. Burada onları size paylaşacağım.
  • Kıyıda bekleyen kitaplarımı bitirip, yayınevleri ile görüşeceğim.
  • Ulusal dağıtımı olan bir gazetede yazmayı arzuluyorum. Bu sitenin sonu belki farklı bir ortama taşınabilir.

Burayı samimi bir aile ortamı havasında ama ciddi konularında tartışıldığı ev haline getirmek istiyorum. Fikirlerin insanları ayırt etmediği, bakış açılarını az da olsa değiştirmeleri için çaba göstereceğim. Siyasi yazılar da yazacağız. Fakat bu günümüz politikası ile alakalı olmayacaktır. Kişi ve kişisel hakları aşağılayıcı hiçbir durum olmayacaktır. Tepkilerimiz olsa dahi ülkenin kötülüğü söz konusu olduğunda susmasını da bileceğiz.

Manifesto yazarı değiliz, lakin söylediklerimiz de boş değildir.

Anılarımızı sosyal medyaya taşıyorsak, buraya daha ayrıntılı taşıyacağım. Bizi ne ilgilendirir diyenlere, burada yazılan hiçbir konu boş değildir, bir sebebi vardır diyeceğim. Kara mizah kalemimize bulaşalı çok oldu. O yüzden buna göre değerlendirin. İlk ayın günahı olmaz. Yavaştan şekillenecektir.

Son olarak, buranın gelişmesi için bana yardımcı olun. Sosyal medya mecralarında paylaşın. Fikirlerinizi ve önerilerinizi söyleyin. Ayrıca şunu belirtmek isterim ki, bu yazıları kendi ismimle açtığım sitede paylaşmamın sebebi ego veya narsistlik değildir. Muhatabını bilmeniz içindir.

Sencer Gültuna

anone-olsencer

1 Ocak 2017

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *